Posted on: Ocak 17, 2020 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Bugün öyle güzel bir kitabı kazandırdım ki ruhuma…

Keşke hiç bitmeseydi ve ben daha uzun süre kaybolsaydım yaşadığım hislerin derinliğinde.

Bir insanı tanırsınız, onunla sohbet eder uzun uzadıya konuşur karşılıklı paylaşımda bulunursunuz ve akabinde seversiniz o kişiyi.

Bu öyle olağan bir süreçtir ki…

Bazı insanlar da vardır ki hiç karşı karşıya gelmemişsinizdir, hiçbir lokmanızı paylaşmamış hiçbir derdinizde kapısını çalmamışsınızdır. Ancak öylesine sevmişsinizdir ki…

Kelimeleri etkilemiştir sizi, ses tonu huzur vermiştir ruhunuza, seyirci olduğunuz hayatından birçok parça bulmuşsunuzdur kendinizde… Ve öyle sevmişsinizdir.

Birçok yalanı birçok samimiyetsizliği içerisinde bulunduran kocaman bir mecrada bir gerçek olarak görmüşsünüzdür de hem abla hem kardeş hem öğretmen kılmışsınızdır kendinize.

Belki o bilmiyordur isminizi belki haberdar değildir ruhunuzda sahip olduğu yerden ama inanırsınız ki her bir satırının kahramanı sizsiniz, sizin duygularınız da onun yaşadıklarını yaşamaya gebe.

İşte öyle bir kadın, öyle bir anne, öyle bir öğretmen, öyle bir dertdaş, öyle bir dost/arkadaş…

İşte öyle bir Saniye Bencik Kangal, namıdeğer @akademisyenanne…

Ben bugün sadece bir kitap okumadım ben bugün hayallerimin gerçekleşmesi için atacağım adımları, karşılaşacağım engelleri gördüm.

Ben bugün tüm zorlukların sadece benim önüme değil ulaşmak istediği bir hedefi olan herkesin önüne çıkabildiğini gördüm.

Ben bugün verilen emeklerin nasıl bir iç huzuru getirdiğini gördüm.

Ben bugün adaletsizliğin karşısında adaletten ayrılmamanın asıl erdem olduğunu gördüm.

Ben bugün tek misyonumuzun akademik kadın olmak değil bir anne, bir eş, bir evlat bir kardeş olmak olduğunu gördüm.

Ve ben bugün başarılı her bir kadının arkasında kocaman bir aile kocaman bir ruh kocaman bir beden olduğunu gördüm.

Bugün ben şanslıyım bugün Saniye Hanım şanslı bizlerin kocaman bir ailesi var zor zamanda dimdik arkamızda duran. Ama bunlardan yoksun olduğunu düşünen nice insanın da kocaman bir ailesi var ruhunda büyüttüğü. Çünkü onların da içinde bir çocuk, içinde bir anne, içinde bir baba ve içinde bitip tükenmez bir mücadele duygusu var.

Biz önce kendimizi öyle doygun yetiştireceğiz ki. Önce şefkatle, merhametle yoğuracağız hamurumuzu ve bu güzel ahlak getirecek bizlere ulaşmayı hayal ettiklerimizi.

Biz önce iyi bir evlat olacak ve iyi evlatlar yetiştireceğiz. Unutmayacağız evlat yetiştirmek bir proje değildir ama tamamen keyfiyata bırakılacak bir süreç de değildir.

Anneler, ilk öğretmenler gelecek sizin eseriniz olacak. Sevgiyle kalın.

Ve küçük bir not: Sevgili akademisyenanne, güzel öğretmen kitabınla birlikte o güzel domates tohumları da elime ulaştı en uygun zamanda ekip mahsüllerini toplayacağım artık aynı sofrada sevgi dolu bir lokmayı paylaşmış olacağız. Kalbin kadar güzel bir ömrün olsun sevgiyle kal.

https://www.elmayayinevi.com/

https://www.instagram.com/akademisyenanne/?hl=tr

https://www.instagram.com/masadakitap/?hl=tr

Leave a Comment