Posted on: Ocak 1, 2020 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Merhaba

Bugün sizlere en az yazarı kadar güzel bir kitabın yorumu ile geldim.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki çok güzel bir roman.

Uzun zamandır böylesine akıcı tek nefeste tek gecede biten bir kitaba rastlamamıştım.

Gerek seçilen cümleler gerekse bu cümleleri betimleme şekli, aktarım kabiliyeti öyle gerçek ki kitap bittiğinde hepimiz birer Rüya oluyoruz adeta…

Doğruyu söylemek gerekirse ilk kez kitap yazan yazarların kitaplarında hep bir eksiklik, hep bir duyguyu karşıya geçirememe yahut edebi anlamda yetkin olamama durumu oluyor.

Ve kitap bitince hissettiğim şey “iyi Ama…” şeklinde devam ediyor. Yani hep bir “ama” ile karşılaşıyorum.

Ama bu kitap için durum tam tersi.

Bu yazar sanki yıllardır yazıyor gibi…

Sanki her bir kelimesi tarih kokan edebi eserlerde dolanmış da tüm yaşanmışlığıyla gelmiş gibi….

Yazar sanki yazmamış da kitabı yaşamış gibi…

Ve bana da öylesine yaşattı ki kitabı.

Daha 100. Sayfaya geldiğimde gözlerim dolu dolu oldu ve kendimi tutamaz oldum, birden ağlamaya başladım.

Çünkü o an Rüya idim.

Onun korkuları benim korkularımdı, onun yaşanmışlıkları ve yaşayacakları benimdi…

Ben onun ailesine verdiği emektim,

Ben onun iş yerinde akıttığı alın teri,

Ben onun eşine bakan gözlerindeki tebessüm, çocuğunu okşayan ellerindeki şefkat,

Ben onun yaşamaktan korktuğu ve yaşadığı ne varsa oydum.

Ben o oldum.

Ve kitap bittiğinde birlikte uzaklaştık her şeyden…

……………………………………………………………………………………..

Ben size kitabın konusu değil de duygularımı anlatayım.

Bir kitap bu kadar duyguya gebeyken kitabı okumak için başka bir şeye ne gerek…?

Keyifli okumalar, kitap kokusu ruhunuza sinsin

View this post on Instagram

Merhaba Bugün sizlere en az yazarı @birkahvebinkitapp kadar güzel bir kitabın yorumu ile geldim. Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki çok güzel bir roman. Uzun zamandır böylesine akıcı tek nefeste tek gecede biten bir kitaba rastlamamıştım. Gerek seçilen cümleler gerekse bu cümleleri betimleme şekli, aktarım kabiliyeti öyle gerçek ki kitap bittiğinde hepimiz birer Rüya oluyoruz adeta… •••••••••••• Doğruyu söylemek gerekirse ilk kez kitap yazan yazarların kitaplarında hep bir eksiklik, hep bir duyguyu karşıya geçirememe yahut edebi anlamda yetkin olamama durumu oluyor. Ve kitap bitince hissettiğim şey “iyi ama…” şeklinde devam ediyor. Yani hep bir “ama” ile karşılaşıyorum. ••••••••••••• Ama bu kitap için durum tam tersi. Bu yazar sanki yıllardır yazıyor gibi… Sanki her bir kelimesi tarih kokan edebi eserlerde dolanmış da tüm yaşanmışlığıyla gelmiş gibi…. Yazar sanki yazmamış da kitabı yaşamış gibi… Ve bana da öylesine yaşattı ki kitabı. Daha 100. Sayfaya geldiğimde gözlerim dolu dolu oldu ve kendimi tutamaz oldum, birden ağlamaya başladım. Çünkü o an Rüya idim. Onun korkuları benim korkularımdı, onun yaşanmışlıkları ve yaşayacakları benimdi… Ben onun ailesine verdiği emektim, Ben onun iş yerinde akıttığı alın teri, Ben onun eşine bakan gözlerindeki tebessüm, çocuğunu okşayan ellerindeki şefkat, Ben onun yaşamaktan korktuğu ve yaşadığı ne varsa oydum. Ben o oldum. Ve kitap bittiğinde birlikte uzaklaştık her şeyden… …………………………………………………………………………………….. Ben size kitabın konusu değil de duygularımı anlatayım istedim… Bir kitap bu kadar duyguya gebeyken kitabı okumak için başka bir şeye ne gerek…? Keyifli okumalar, kitap kokusu ruhunuza sinsin

A post shared by masadakitap (@masadakitap) on

Leave a Comment