Posted on: Haziran 23, 2020 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0
https://www.youtube.com/watch?v=8uN8B9BVA2U
  1. Kendime Düşünceler-Marcus Aurelius

Bana çoğu zaman ilham olan bir kitaptan bahsetmek istiyorum ilk olarak. Öncelikle biraz yazardan bahsetmem gerekirse;

Marcus Aurelius 121 ve 180 yılları arasında yaşamış ve Roma’nın 5 iyi imparatoru arasında sayılan bir Filozof imparator’dur.

İlgili eseri yazar 169 sonlarında çıkmış olduğu seferde yazmaya başlamış ve 180’de tamamlamıştır. Kendime Düşünceler isimli bu eser yayımlandıktan sonra Marcus Aurelius’a Filozof lakabının takılmış olduğu bilinmektedir.

Eser içerisinde yazarın kendine yazmış olduğu ve üç temelden yani; mantık, fizik ve ahlaktan beslenen stoacı düşünce yapısından beslenen görüşleri yer almaktadır. Stoacı felsefenin benimsemiş olduğu;

En üstün iyi erdemdir

Erdem doğa ile uyumlu yaşamaktır

Doğayla uyumlu yaşamak için doğayı iyi bir şekilde bilmek gerekir gibi düşünceleri kitapta sıkça deneyimleyebilirsiniz.

2. Suç ve Ceza-Dostoyevski

Dostoyevski bildiğiniz üzere Rus bir yazar ki okuyup da kalemini iyi bulmayan çok da az kişi var olduğunu sanıyorum. Buna sebep olarak eserlerinin sayfaları arasında dolaşırken gerek karakterlerin gerçekçiliği, gerekse dönemin havasının en doğru şekilde verilmesini gösterebiliriz.

Yazarın gerçekçi kalemi kim bilir belki de yaşamış olduğu zorlu aile hayatı sebebiyle böyle kusursuzdur. Çünkü hayatlarında yaşanmışlıkları inişleri, çıkışları çok olan insanların üretme noktasında bambaşka bir bakış açısına sahip olduğuna inanıyorum.

Yazarın ilgili eseri de birçok kitap yorumlayan blog, instagram sayfası, youtube mecrası gibi çokça mecrada önerilere konu olmakla birlikte ölmeden önce okunması gerekenler arasında çokça yer alıyor.

Ben de eserin muhakkak okunması gerektiğine inanıyorum.

Eser hem karakterlerle bütün kılınmış bir konuyu ele alıyor hem de birçok mesajı içerisinde barındırıyor. Kitabın beni en çok kendine çeken özelliği birçok mesaj niteliğinde sorgulayan paragrafı içerisinde barındırmasıydı.

Adaleti sağlamanın öğretilmesi gereken bir hukuk fakültesinde okuyan, cebi yoksul ama ruhu zengin bir öğrenci Raskolnikov ve esas karakter o. Olaylar onun etrafında şekilleniyor, en büyük sorgulamayı, iç hesaplaşmasını o yapıyor.

Bunun dışında eserde ismine çok kez rastlayacağınız ve yaşamın yükünü omuzlarında taşıyan, hayatın kötü yüzüyle küçük yaşta tanışan bir Sonia var. Ki bu karakter de eserde önemli bir yere sahip, Raskolnikovun Sonia’ya karşı inişli çıkışlı tavırları merhamet ve öfke arasında gidip gelmesi eseri başarılı kılan özellikler arasında

Bunun dışında Raskolnikovun annesi, kız kardeşi ve daha birçok karakteri eserde görebilirsiniz.

3. Hare-Şule Alkış

Şule alkış instagram üzerinden paylaşımlarda bulunan bir blog sahibi internette birannetavsiyesi isimli bir bloğu var. Güneş ve Hira isimli iki dünya tatlısı, bilinçli ve izlerken insana evet çocuklarımı ben de böyle yetiştirmeliyim dedirten iki melek var. Onlarla ilgili paylaşımlar yapan bunun yanısıra instagram üzerinden canlı yayınlar yapıp ilgili konularda uzmanlarla konuşan da biri aynı zamanda takip etmek isterseniz açıklama kısmına sayfasının linkini bırakmış olurum.

Hare bildiğim kadarıyla yazarın ilk eseri ve ilk olmasına rağmen okurken çok profesyonel bir kalem okuyor hissi verdi. İlk eserlerini yayımlayan yazarlarda bunu bulmak her zaman kolay olmaz ve Şule Hanımın eseri gerçekten çok güzeldi.

Eser hayatın renkleri çerçevesinde şekillendirilmiş ve bölüm bölüm bu renklerin bedenimizdeki varoluşunu simgeleyen bir eser. Bilmiyorum doğru mu ifade ediyorum ancak eseri benim için tek bir cümle ile tanımlamak gerekirse o cümle bu olurdu. Hayatın birbirinden güzel renkleri olduğunu gösterdi bu eser bana.

Ben bir eseri okurken diline çok dikkat ederim ve bu eser öyle naif bir dille yazılmıştı ki ilk satırından itibaren ruhum dinginleşti.

Daha çok kırmızı, daha çok turuncu, daha çok sarı, daha çok yeşil, daha çok mavi, daha çok mor, ve daha çok beyaz lazım dedirtti eser bana..

Sayfaları geçtikçe fedakar olmak ve iyi olmak arasındaki o ince çizgiyi ruhuna sindirmiş bir Erkan

Yaşamın en büyük yapıtaşları arasında sayılabilecek güven duygusunu ruhumuzda barındıran bir Yakıb

Aşkın ne yüce bir duygu olduğunu tekrar tekrar hatırlatan bir Akana

İletişimsizliğin umursamazlığa karıştığı ve kendi derdimizin başkalarının dertlerinden daha önemli sanıldığı, empatinin tozlu bir rafa kaldırıldığı böylesi acımasız bir dönemde ifade gücümüzü artıran aklı kalbe yoldaş kılan bir Zuhr

Gönlümüzü ısıtan, özlem dediğimiz kavuşma arzusunu belirgin kılan Narka

Ve bizlere saflığı, temizliği, iyiyi güzeli, sevgiyi-saygıyı, alçak gönüllü olmayı öğreten İlgeyi görüyorsunuz.

Ben bölüm bölüm bambaşka ruhlarda kendi benliğimi yeniden hatırladım bu eserle size de gönül rahatlığı ile önerebilirim.

https://www.instagram.com/p/CByWaHNpOAw/

Leave a Comment