Posted on: Ekim 30, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

SON HASAT – Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

Biz kimiz? Hangi hayatta başroldeyiz? Peki ya hangi başrolü bilinmez bir yan rolle büyütmekteyiz? Neden acı çekeriz? Geçmişimizdekilerin kefaretini nasıl öderiz? Kaç avaz kefaret olur yaşanmışlıklara? Kaç nefes sargı olur açılmış yaralara? Üstü kapalı, saklı anılar nasıl çarpar farklı hayatlara? Hangi hırslar, hangi sonu gelmez kavgalar yitirir sayılı nefesle sınırlandırılmış ömrümüzü? Hangi şehvet doğurur hayat karmaşasının bilinmezine düşkünlüğümüzü? Kaç şehvet tutsak kılar Hilal’leri karanlığa? Kaç Hilal unutulur makam mevki hırsı…

Posted on: Ekim 16, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE-GRİGORY PETROV

Bir ülke düşünün ki halkın zekası uyuyor, kalabalık, yoksulluk, cahillik artmış, devlet yoksul, ekonomi batmış, ahlak tanımı karmakarışık, kültür işçisi yok, eğitim sistemi tamamıyla hata üstüne.. Bir de başka bir ülke düşünün ki, eğitimde zirvede, kültür, politika, ekonomi eğitimi olumlu etkileyecek kadar gelişmiş. Öğretmenler staj aşamasında en yetkin olacak şekilde eğitilmiş, egitilenler titizlikle elenmiş..Okullar geniş bahçeler içinde tek katlı şekilde konumlandırılmış, geniş bahçelerdeki oyun alanları dört mevsim dikkate alınarak dizayn…

Posted on: Ekim 14, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 1

Fontamara-Ignazio SILONE

1. Dünya Savaşı sonrası İtalya’nın ekonomik anlamda kötülemesi faşist eylemleri beraberinde getirmiştir. Eski Sosyalist yeni faşist Mussolini 1920 yılında “Kara Gömlekliler” adlı sivil birlikleri kurmuş, bu kuruluş ile İtalyan iktidarını ele geçirmeyi amaçlamıştır. Kurucusunun Mussolini olduğu bu oluşum Napoli’den Roma’ya yürüyerek kısa bir sürede amacına ulaşmış ve Mussolini’yi iktidara getirmekte geç kalmamıştır. İktidar hedefinin gerçekleşmesi diktatörlük olan bir diğer hedefi beraberinde getirmiştir.İtalyan faşizmi; bireyciliğe, demokrasiye, sosyalizme karşı olmasının yanısıra “Her…

Posted on: Ekim 14, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Osmanlı Toplumunda Aile-İlber ORTAYLI

İlber Ortaylı…Konuşmasını dinlerken hem aile samimiyeti duyduğumuz hem de doğruluğu belgelerle temellendirilmiş yepyeni bilgiler öğrendiğimiz kıymetli yazar..Dinlemenin huzur verdiği bu yazarın bir de eserini okumam gerektiğini ve bunun için çok geç kaldığımı düşündüm. Okumayı seçtiğim ilk eser ise “Osmanlı Toplumunda Aile” oldu. Eserde konuların başlıklar halinde düzenlenmiş olması tekrar tekrar okumak istediğinizde ilgili bölüme hemen ulaşabilmenizi sağlayacak nitelikte. ‎Eser, doğru bildiğimiz yanlışları düzeltme konusunda da İlber Ortaylı’nın kaleminden çıktığını açıkça…

Posted on: Ekim 14, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Mahkemelerde-Sabahattin ALİ

“…Bir fikre sahip olmak cürüm değilse ona lisan vermek de cürüm değildir. Zaten fikirlerin ancak lisana inkılap ettikleri zaman fikir oldukları, lisansız fikir tasavvur edilemeyeceği herkesçe malum bir keyfiyettir. Ben bir kafa taşıyorum. Bu kafa yalnız karnımı doyurmak, üstümü giydirmek imkanlarını ihzar edecek bir makine, bir uşak değildir.İnsan dimağlarının ekmek parasından maada meşgul olması icap eden bir takım meseleler vardır ki bunların gündelik hayatla bir guna alakaları yoktur. Fakat münevver…

Posted on: Ekim 14, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Beyoğlu Rapsodisi-Ahmet ÜMİT

Gaziantep’te doğup büyüyen Ahmet Ümit’in üniversiteyi kazanmasıyla birlikte geleceği adım adım şekillenmeye başlamıştı. Marmara Üniversitesi-Kamu Yönetimi’ni kazanarak geleceğine yön veren Ümit birkaç yıl sonra karalayacağı bir sayfanın dünya çapında etki uyandıracağından da habersizdi. Hayat arkadaşını üniversitenin ortaları olan 1981’de bulan Ümit aşk ile yoğrulmuş cümleleri dimağında biriktirmeye başlamışken 1982’nin hareketli günlerinde destek verdiği “Anayasaya Hayır” kampanyası ile dönemin göbeğinde yer alan bir isim oldu. Bu süreçteki gözlemlerini göz önünde bulundurarak…

Posted on: Ekim 14, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Yeşil Mürekkep – Osman BALCIGİL

Sabahattin Ali’yi ruhunuza bir de Osman Balcıgil’in kaleminden akıtmanızı öneririm.Tüm kitaplarını okudum Sabahattin Ali’nin.Yazdığı her an’a tanıklık ettim, yazdığı her hayatta bir yer edindim. Ancak eksik olan bir şey vardı.. Sabahattin Ali’nin ta kendisi.. Her hikayede kendinden bir parça bulundurmasının yanısıra bütün bir hayata ihtiyacı vardı biz okurların. Mesela Aliye… Mektuplardan bildiğimiz bu güzel aşkı bir de hayatın akışı içinde görmeliydik. Filiz mesela… O küçücük, babaya hasret, zayıf Filiz’den haberdar…