Posted on: Aralık 16, 2019 Posted by: MÜŞERREF ÖNAL Comments: 0

Merhaba sevgili kitapseverler.

Bugün sizlere Yazar Yılmaz BOZAN Beyefendi’nin hediye etmiş olduğu “Son Nefeste Aşk” kitabı ile gelmiş bulunmaktayım.

Eseri dün geç saatlerde bitirdim ancak biraz nefes alıp kafamı toparlamak için yorumunu bugünün sabah saatlerinde yazıyorum. Ben kitapları okurken hep çok içselleştirmişimdir. Karakterler ile bütünleşip o an içinde yaşanan her olayın tarafı olmuşumdur.

Ama tek bir taraf değil sanık da ben olmuşumdur mağdur da…

Aksi halde kitapların sadece göz gezdirilmiş birer kelime yığını olduğunu düşünürüm. Kitap genel haliyle kırgınlığın iyi hissettirildiği, aşkın ve acının kelimeler bütünüyle iyi tanımlandığı bir kitaptı bu yönüyle yazarımızın kalemine sağlık. Eminim ki çıkmış olduğu yazarlık yolunda hep daha iyiye doğru bir üretim gerçekleştirecek.

Ancak benim kalbimi kıran çok nokta vardı kitapta bu yönüyle okurken nefesime doyamadığım yahut belirli değerleri bir kenara bırakamadığım için duygunun yoğunluğunda kaybolamadığım satırlar vardı…

Ben Özlem’in aşkına odaklanmak istediğim her an İsmail’in iyi niyeti ve aldatılışı bir duvar gibi durdu önümde… Üstelik İsmail bir kere de aldatılmadı. İsmail daha nikah masasında eşinin aklındaki Onur yüzünden aldatılıyordu…

Sonra Onur’un ablası…

Aşka küsmüş bir kadın Şükran…

En güvendiği, en sevdiği tarafından kalbine tarifsiz bir acı bırakılmış bir kadın… Ve onun için aldatılmak böylesine derin bir yara iken, onun hayatının gidişatını böylesine değiştirmişken Şükran’ın Özlem’i sevgiyle kucaklaması, ona saygı duyması beni çok yaraladı…

Ve şu soruyu aklıma getirdi; “Bir şeyler sadece başımıza geldiği zaman mı kötü, sevdiklerimiz mutlu oluyor diye etik olmak önemsizmi?”

Ben bu kitapta aşkı okuyamadım.

Ben bu kitapta ihaneti okudum.

Özlem hem kendine hem çocuklarına hem eşine hem de seviyorum dediği Onur’a ihanet etti.

Onur cesaret ile Özlem’in eşinin karşısına çıkabilecekken onun evliliğinden haberdar bir şekilde bu muhabbeti devam ettirerek hem kendine hem Özlem’e hem de Özlem’in ailesine ihanet etti.

Şükran bu durumu sevgi ile kucaklayarak kendine ihanet etti.

Yazarımızın kalemine sağlık.

Aşkı o kalemden masumiyetini korurken okumayı çok isterim.

Çünkü aşk masum ve temiz kaldığında öylesine güzel ki…

Leave a Comment